Davutpaşa ve OSTİM-İvedik için nöbet tuttular

Aileler, yakınlarının ölümüne neden olan sorumluların yargılanmalarını istiyor.

İş cinayetlerinde yakınlarını kaybeden aileler, her ayın ilk Pazar günü olduğu gibi bugün de ‘Vicdan Nöbeti’ tuttular. Aileler, yıldönümü nedeniyle Davutpaşa Katliamı’nda yaşamını yitirenler için nöbetteydiler.

Sabah saatlerinde, yaşamını yitiren yakınları için patlamanın olduğu yerde anma yapan aileler,  Taksim’de Galatasaray Lisesi önüne gelerek Vicdan Nöbeti tuttular. Nöbet eyleminde iş cinayetinde yaşamını yitirenlerin resimleri yere serildi. Davutpaşa Katliamı’nın gündeme getirildiği, 26.’sı gerçekleştirilen nöbette gazeteci Ayça Örer sunucu oldu.

Nöbette ilk olarak basın  açıklaması okundu. Van depreminde Bayram Otel’in içinde kalarak yaşamını yitiren gazeteci Cem Emir’in kardeşi Sinem Emir’in okuduğu basın açıklamasında, 3. yıldönümüne giren OSTİM-İvedik ve 6. yıldönümüne giren Davutpaşa katliamları hatırlatıldı. Aileler olarak adalet aramaya devam edildiğini, fakat her aşamada vicdansızlık ve adaletsizlikle karşılaşıldığı belirtilen açıklamada, bu çemberi kırmak gerektiğine vurgu yapılarak şunlar ifade edildi: “Kırmalıyız ki; hayatını idame ettirmek için çalışan emekçi çalışırken ölmesin. Kırmalıyız ki; iş dönüşü babasını-anasını-kardeşini-çocuğunu bekleyen yakınları boynu-bükük kalmasın. Kırmalıyız ki; işçilerde sevdikleriyle hayal kurmaya devam edebilsinler. Kırmalıyız ki; onlarca kurulu mahkemelerin üyeleri gerçekten adalet sağlama huzursuzluğunu iliklerine kadar hissedebilsin. Kırmalıyız ki; uzmanlık ve bilirkişilik adına görüş bildirenlerin ‘işveren ve idare kayırıcılığı’ son bulsun. Kırmalıyız ki; adalet arayan yalnız bırakılmasın ve insanlık kazansın.”

Açıklama, süren davaların son durumu aktarılarak sonlandırıldı. Açıklamanın ardından gazeteci Ayça Örer’in, ailelerle yaptığı soru-cevap sunumu ile sürdü.

“Adalet olmayan bir ülkede adalet arıyoruz”

İlk olarak, Davutpaşa’da yaşamını yitiren Ayetullah Humeyni'nin ağabeyi Hakkı Güleç konuştu. Yürüttükleri mücadelenin bir emsal olması için çabaladıklarını, işçi ölümlerinin son bulması için uğraştıklarını belirten abi Güleç, patlama olduktan sonra 35 hafta eylem yaptıklarını ancak 2,5 yıl sonra ceza davası açıldığını belirtti. Bununla da bitmediğini, İstanbul Valiliği’nin İBB Başkanı, Zeytinburnu Belediye Başkanı, BEDAŞ, ÇSGB, Çalışma İl Müdürü hakkında yargılama izni vermediğini belirtti. Güleç, “Eğer yargılamanın önü açılıp caydırıcı cezalar verilseydi, bugün birçok işçi yaşamını yitirmemiş olacaktı” dedi. “Adaleti saraylara koymuşlar, vatandaşlar ulaşamıyor” diyen bir işçi annesinin sözlerini hatırlatan Güleç, adalet olmayan bir ülkede adalet aradıklarını söyleyerek sözlerini sonlandırdı.

Ardından, ailelerin avukatlığını yapan Erbay Yucak, ilgili devlet kurumlarının ve yöneticilerinin yargılanması için uğraşıldığını, iddianamenin 2,5 yıl sonra hazırlandığını, yargılamanın 4. yılında Zeytinburnu Belediye Başkanı ve Çalışma İl Müdürü hakkında yargılama kararı çıkarıldığını, fakat son bilirkişi raporunu oluşturanların olayın aydınlanması ve yargılamanın olması için değil, yetkililerin aklanması için çalıştığını belirtti. Yucak, emekten yana olduğunu söyleyen siyasi parti ve sendikaları eleştirerek, destek olmaları çağrısında bulundu.

Cem Emir’in kardeşi Sinem Emir, iş cinayetlerine karşı mücadelenin başlatıcısı olanların Davutpaşa’da yakınlarını yitiren aileler olduğunu hatırlatarak sözlerine başladı. Fakat, mücadelenin sürmesi ve bir sonuç üretmesi için takip edilmesi gerektiğini söyledi.

“Bizim ailelerimizi neden korumuyorsun, başbakan?”

Davutpaşa Katliamı’nda eşi Gülhan Çabuk’u kaybeden İdris Çabuk, katliamın olduğu dönemde İstanbul Valisi’nin Muammer Güler olduğunu hatırlatarak, “Biz sorumluların yargılanmasını istedik izin vermedi, fakat şimdi oğlunu kurtarmak için o adalet dileniyor. İlk önce kendisi adaletli olacaktı?” diyerek tepkisini dile getirdi. Patlamanın olduğu dönemde AKP ve cemaatin birlikte davrandığını, yetkililerin cezalandırılmasını önlediklerini, şimdi ise çıkar kavgasına düştüklerini belirten Çabuk, başbakana seslendi. Çabuk, oğlunu koruyan başbakanın neden yetkililerin cezalandırılması için izin vermediğini, işçilerin ölmelerini engelleyecek yasaları çıkarmadığını sordu. Çabuk, oğlunu koruyan başbakanın bu ülkenin vatandaşı olan işçileri neden korumadığını sordu.

Aileler, patlamanın olduğu yere park yapılması isteklerini yinelediler.

Eylem gelecek ay yapılacak nöbete çağrı ile bitirildi.