Adalet Arayan İşçi Aileleri, 28. Adalet Nöbeti için bir kez daha Taksim’deydi.
Saat 13.00’te Galatasaray Lisesi önünde başlayan nöbette iş cinayetlerinde hayatlarını kaybedenlerin fotoğrafları yerlere serildikten sonra açıklamaya geçildi.
Bu haftaki basın açıklamasını Ostim’deki iş cinayetinde hayatını kaybeden Dilek Gürer’in abisi Nihat Gürer okudu. Açıklamada 3. köprü inşaatında yaşamını kaybeden üç işçiyi anan Gürer, sorumluların doğayı katlederken işçilerden daha hızlı çalışmalarını isteyenler olduğunu ifade etti.
Ardından İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin hazırlanmış olduğu rapordan yansıyan iş cinayetlerinin dökümünü paylaştı.
11 işçinin hayatını kaybettiği Marmarapark AVM inşaatı davasının 11. duruşmasının 7 Mart’ta görüldüğünü hatırlatan Gürer, hazırlanan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini ve mahkemenin de bu itirazı kabul ederek yeni bir bilirkişi raporu alınmasına karar verdiğini belirtti.
8 işçinin hayatını kaybettiği Zonguldak/Kozlu davasında ikinci bilirkişi raporunun nihayet geldiğini, savcılığın taşerona işi ihale eden ve sorumluluklarını yerine getirmeyen TTK yetkilileri hakkında istediği soruşturma izninin Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı tarafından reddedildiğini, savcılığın ise Danıştay’da dava açtığı bilgisini paylaştı.
Davutpaşa davasında da bilirkişi raporunun geldiğini bildiren Gürer, asıl sorumluların yargılanmasının engellenmeye çalışıldığını ifade etti.
Basın açıklamasının ardından söz bugünkü nöbetin gazetecisi Özcan Yüksek’e bırakıldı. Yüksek, Davutpaşa patlamasının davasının yarın görüleceğini hatırlattı ve yaşananların “kaza-kader” denerek geçiştirilmeye çalışıldığını, fakat bunların cinayet olduğunu ifade etti.
Ardından ailelerle röportaj yapmaya başladı. Davutpaşa patlamasında iş cinayetine kurban giden Gülhan Çabuk’un eşi İdris Çabuk ile röportaj yaptı.
Asıl sorumlular cezalandırılmadıkça iş cinayetleri sürer!
Eşinin çalıştığı işyerinin kaçak olduğunu belirten Çabuk, yaşanan patlama sonucunda işçilerin hayatını kaybettiğini ifade etti. Fakat işyerinin kaçak olmasından daha önemli olanın yetkililerin bilerek bu duruma göz yummaları olduğunu söyledi. “Ölen ölüyor yapacak bir şey yok” şeklinde bir algı oluştuğundan bahseden Çabuk, iş cinayetleri sonrasında önlemler alınarak iş cinayetlerinin azalması gerekirken arttığına vurgu yaptı.
İki yıl boyunca sadece davanın açılması için mücadele ettiklerini fakat bu sefer de davanın eksik olarak açıldığını belirtti. Kanuna göre patlayıcı maddelerin üretiminin denetlenmesinden İçişleri Bakanlığı’nın sorumlu olduğunu belirten Çabuk, bakanlığın dava dışında bırakıldığını ifade etti. Patlamanın olduğu tarihte İstanbul Valisi olan Muammer Güler’in, sorumlulardan biri olan İBB Başkanı Kadir Topbaş’ın yargılanmasına onay vermediğini de ekledi. 3. köprü inşaatında ölen işçileri de anan Çabuk, asıl sorumlular cezalandırılmadığı sürece iş cinayetlerinin devam edeceğini söyledi.
Adalet Nöbeti, ailelerle yapılan röportajların ardından sona erdi.