Dünya Çocuk İşçiliği İle Mücadele Günü Yaklaşırken… – D.Özlem Bilgili

15 Mart 2013: Adana’da 7. sınıf öğrencisi olan Ahmet Yıldız bir plastik fabrikasında presleme makinesinde başının sıkışması sonucu hayatını kaybetti. Ahmet haftalık 100 lira karşılığında “okul masraflarını çıkarmak için” çalışıyordu.

21 Mart 2014: 16 yaşındaki Ali Fırat Belder, Urfa Selahaddin Eyubi Mahallesi 229′uncu Sokak’ta bulunan 14 katlı inşaatın dış cephe yapım işinde çalışıyordu. Ali Fırat, 14 katlı binanın 9’uncu katının iskelesinde çalıştığı sırada yere düştü.  Olay yerinde hayatını kaybetti.

9 Nisan 2014: Esenyurt’taki Beysan Sanayi Sitesi’nde bulunan Naz Alüminyum isimli işyerinde sigortasız çalıştırılan 17 yaşındaki O.T. elini alüminyum levhaların kesildiği testereye kaptırdı, O.T.’nin serçe ve yüzük parmağı koptu.

3 Haziran 2014: 6 yaşındaki Yücel Arı “okul masraflarını çıkarabilmek için” sokaklarda kağıt ve hurda toplama işi yapıyordu, ta ki bir kamyonetin altında can verene kadar!
 

Vahşi küresel kapitalist dünyada  150 milyar dolarlık ek kâr sağlamak uğruna kölelik koşullarında zorla çalıştırılan 21 milyon emekçinin olduğunu ve bunun da 5, 5 milyonunun 18 yaşın altındaki çocuk işçiler olduğunu biliyor muydunuz?

Türkiye’de yoksulluk ve yap-boz tahtası haline gelen eğitim sistemi yüzünden çocuk işçi sayısının son 10 yılda %50 arttığını biliyor muydunuz?

DİSK-AR’ın “Türkiye’de çocuk işçiliği gerçeği” adlı  raporuna göre, dünyada her 5 çocuktan birinin çalışmak zorunda bırakıldığını, Türkiye’de ise 5-17 yaş arası toplam çalışan çocukların sayısının 8 milyon 397 bine ulaştığını biliyor muydunuz?

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin 2013 iş cinayetleri raporuna göre 14 yaş ve altı 18 çocuğun, 15-17 yaş arası 41 çocuğun, toplamda 59 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini biliyor muydunuz?

İSİG’in 2014’te topladığı verilere göre yılın ilk 4 ayında (Ocak-Nisan 2014) 14 yaş ve altında 6 çocuğun, 15-17 yaş arası 11 çocuğun, toplamda 17 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini biliyor muydunuz?
 

Başbakan “Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, kalbinin davacısı bir gençlik” arzuladığını ifade ederken kendi siyasal istikbali için ihtiyaç duyduğu makbul gençliğin tanımını yapıyordu. Kendisinin ve temsil ettiği ideolojinin istikbali için kendisi gibi eşitlikten, kardeşlikten, hoşgörüden, tahammülden, gerçek demokrasiden, tüm farklılıklarıyla birlikte  birarada yaşama iradesinden, dayanışmadan uzak, toplumun bir kesimine karşı düşmanlık besleyen, ötekileştirme konusunda usta,  dindar ve kindar bir gençlik arzusu ve projesidir bu. İlaveten 10 yıldır  neoliberal politikaları a’dan z’ye uygulayan  siyasal iktidarın hesabında sermayenin ihtiyaç duyduğu ucuz çocuk emeğini temin etme gayreti de vardır. Bunlar için “en az üç çocuk” propagandası ısrarla sürdürülüyor. AKP’nin 4+4+4 eğitim sistemi ile, çalışma yaşamındaki düzenlemeler ile, hatta  en son çıkarılmak istenen  “Türk Ceza Kanunu’nda çocuklara ve kadınlara karşı cinsel saldırı suçlarına karşı getirilen cezaların artırılmasına ilişkin kanun paketi” ile çocukları koruduğunu söyleyemeyiz. İlköğretim yaşı 6-13 yaş aralığına çekildiği için  çocuk işçilik yaygınlaşmışken,  çalışma yaşı fiilen 13’e düşürülmüşken, 9-10 yaşında çocuklar meslek seçmeye zorlanırken, son kanun tasarısı ile çocuklara karşı cinsel istismar  suçu değiştirilmek istenirken ve cezalar sözde artıyor gibi görünse de  özde azalırken çocukların korunduğunu söylemek mümkün değil.

12 Haziran yaklaşıyor. Yoksulluk, köyden kente göç, eğitime ulaşamama, eğitim, sağlık, barınma gibi en temel hak ve ihtiyaçların piyasalaştırılması, sosyal sigorta sahibi olmanın adeta lüks olması ve kapitalizmin güvencesiz, ucuz çocuk emeğine ihtiyaç duyması sonucunda büyük bir yara halinde önümüzde duran çocuk işçiliğine karşı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi “Dünya Çocuk İşçiliği İle Mücadele Günü” kapsamında bir etkinlikler dizisi yapıyor. (Program aşağıda.)

Son söz olarak: Çocukların en temel hak ve özgürlüklerden mahrum kalmamaları için; dolayısıyla sağlıklı bir çevrede, fiziksel, duygusal, sosyal, kültürel, eğitsel gelişimlerinin gerçekleşmesi için koşulların düzeltilmesi ve gerekli bütün imkanların sağlanması noktasında sorunları gündemde tutmak ve çocuk işçiliği ile mücadele etmek hepimizin görevi. Çocuklar  ekmek parası ya da okul harçlığı için çalışmak zorunda kalmamalı. Velileri yok diye ya da çalışamayacak durumdalar diye evin geçimini sağlamak zorunda da kalmamalı. Çocuklar, vakitsiz büyümek zorunda olmamalı ve çocuklar bütün zorunluluklardan azade çocukluklarını özgürce yaşamalı. Zaten bütün mücadelemiz –bizim ömrümüz yetmese dahi- onların daha güzel bir dünyada yaşayabilmesi için değil mi! İşçi sağlığı ve İş Güvenliği Meclisini, uzun süredir çocuk işçilik meselesini gündeminde tuttuğu ve hazırladığı program için tebrik ederim. Bu konudaki her çaba çok değerli ve anlamlıdır.

Tarlada çapada, fabrikada tezgahta, elindeki  mendilleri ve sandukası ile sokakta, görünmeyen emeği ile evde, inşaatta, akla gelen gelmeyen bütün işlerin başındaki minicik elleri, yürekleri öperim. İş cinayetlerinde yaşamını yitiren, kazalarda sakat kalan bütün çocuklarımızın ve onların/hepimizin aydınlık geleceği için mücadele ederken devlet şiddeti sonucu kaybettiğimiz bütün o güzel çocukların anıları önünde saygı ve sevgiyle…

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin “Dünya Çocuk İşçiliği İle Mücadele Günü” programı:

12 Haziran 2014 Perşembe

19.00: Dünya Çocuk İşçiliği İle Mücadele Günü Basın Açıklaması – Galatasaray Lisesi Önü

19.30: İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği’nde (İFSAK) Çocuk İşçiler Konulu Fotoğraf Sergisi, Konuşmalar, Dia Gösterimi…

İFSAK Adres: İstiklal Cad. Ayhan Işık Sok. No:32/2 34433 Beyoğlu / İstanbul

13 Haziran 2014 Cuma

19.30: Çocuk İşçiler  Konulu Söyleşi – Esenyurt Halkevi

Esenyurt Halkevi Adres: Fevzi Çakmak Caddesi No:66  Depo Esenyurt / İstanbul

Tel: 0545 622 58 15 

14 Haziran 2014 Cumartesi

11.00: Çocuk İşçiler Konulu Atölye – İstanbul Tabip Odası

İstanbul Tabip Odası Adres: Türkocağı Cad. No:9 Kat-4 Cağaloğlu 34440 İstanbul

Tel: 0212 514 02 92