‘İş güvenliği için direniş’

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin, iş cinayetlerinde yaşamını yitiren kadın işçilere ilişkin basından topladığı verilerle hazırladığı rapora göre; 2016 yılının ilk 8 ayında en az 70 kadın işçi yaşamını yitirdi. Raporda, yaşamını yitiren kadın işçilerin 26’sının çiftçi ve esnaf, 44’ünün ise işçi ve memur statüsünde çalışan ücretlilerden oluştuğu belirtildi.

Konuya ilişkin konuşan İSİG Kadın Meclisi üyesi Özlem Uluca, kadınların güvencesiz çalışmasının iş cinayetlerini etkilediğine dikkat çekti. Tarım sektörünün ölümlerin en çok yaşandığı alanlardan biri olduğunu kaydeden Uluca, “Tarımda çalışan kadınlar genellikle traktörün römorkların kasalarında taşınıyor. Bu araçlarla çalışma alanlarına gittikleri için kazalardan kaynaklı kadın ölümleri bu sektörde gerçekleşiyor. Günlük hayatta kadının ev içi emeğinin de görünür olmaması ile alakalı olarak çalışma hayatında da bu sömürünün devamını yaşamakta” dedi.

‘İş güvenliği vasat’

Uluca, Türkiye’de iş güvenliğinin ‘vasat’ bir durumda olduğunu kaydetti. Özel istihdam büroları aracılığıyla geçici iş ilişkisi kurulması, güvencesiz ve esnek çalışma modelini kapsayan yasa tasarısının Meclis’ten geçtiğini hatırlatan Uluca, şunları söyledi: “Kiralık işçilik OHAL ile ilişkilendirebileceğimiz bir durum. OHAL ilanından sonra hayata geçirilen bir uygulama oldu, bu uygulama aslında sendikal örgütlenmenin önüne geçen ve dolayısıyla işçi örgütlenmesinin, direnmenin önünü kapatan bir durum. İşçiler esnek ve güvencesiz çalışıyor. Kiralık işçilik bunu körükleyecek. Kiralık işçilik geleceksiz ve güvencesiz çalışacağımızın göstergesidir” sözlerine yer verdi.

İşçi sınıfının tutumuna işaret eden Uluca, “Bizlere öncülük yapacak olan, emekçilerin direnişidir” dedi.