Eksikleri olan otellere yeni bir yönetmelikle 6 ay süre tanındı - Selçuk Karstarlı ile söyleşi

Bolu Kartalkaya'da faaliyet gösteren Grand Kartal Otel’de 21 Ocak'ta çıkan yangında 36'sı çocuk 78 kişi hayatını kaybetti. Bu acı olay sonrası belediyeler ve devletin diğer ilgili kurumları, ülkemizdeki otel ve yurt gibi yapılarda denetimlerini artırdı. Oluşan hassasiyet sonrası sıkı denetimler gerçekleştiren ilgili kurumlar birçok işletmeyi denetleyerek eksikliklerin giderilmesi için süre tanıdı. Bu zaman zarfında yangın ile ilgili gerekli önlemleri almayan işletmeler ise mühürlendi.

İŞLEMLER DURDURULDU

Bolu’daki yangınının üzerinden 6 ay geçmesine rağmen, verilen süre içerisinde eksikliklerini tamamlamayan işletmelerle ilgili denetim ve incelemeler devam ederken 1 Temmuz günü çıkan yeni yönetmelik denetim yapan devlet kurumlarının elini ayağını bağladı. 1 Temmuz 2025’te Cumhurbaşkanlığı tarafından çıkarılan ve Resmi Gazete’de de yayınlanarak yürürlüğü giren yönetmelik nedeniyle halihazırda devam eden işlemler durdu. Yangın yönetmeliğine uymadığı tespit edilen bazı işletmeler mühürlenmesi gerekirken çalışmaya devam ediyor.

YIL SONUNA KADAR ZAMAN TANINDI

“Binaların yangından korunması hakkında yönetmelikte değişiklik yapılmasına dair yönetmelik”in yürürlüğe girmesiyle birlikte otel ve yurt gibi işletmelere 12. ayın 31’ine kadar eksikliklerini tamamlaması için süre tanınmış oldu. Bu kararla birlikte halihazırda yapılan denetimler ve uygulanması düşünülen cezai kararlar da askıya alındı. “Binaların yangından korunması hakkında yönetmelikte değişiklik yapılmasına dair yönetmelik”e eklenen geçici 4. Madde ile alınan karar, mevcut binalardaki malzeme eksikliklerinin bir zaman gerektirdiği tezine dayandırılırken, yeni yönetmeliğe tepkiler de gelmeye başladı.

İNSANLARIN ACILARI KÜLLENMEDEN

Cumhurbaşkanlığı tarafından çıkartılan yeni yönetmeliğin kamu vicdanını kanattığı belirtilirken, yeni yönetmelikle ilgili açıklama yapan Kocaeli İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) Meclisi Üyesi Selçuk Kastarlı, “Bolu Kartalkaya’daki yangın sonrası, henüz kaybettiğimiz insanların acıları küllenmeden yeni bir yönetmelik çıkararak, yapılan bu ertelemenin turizm sektöründe çalışanların hafta tatillerini 4 gün öteleyen düzenleme ile aynı dönemde yapılmış olması da tesadüf değildir. Otel sahipleri ve turizm şirketlerinin karı insan canı ve alın terinden değerli gören anlayışın ürünüdür.” dedi.

BU ESASLARIN HİÇBİRİSİ UYGULANMAMIŞ

Kastarlı eleştirilerine şöyle devam etti: ‘’Biliyorsunuz; Türkiye, 21 Ocak 2025 tarihinde bir katliama uyanmıştı. Bolu Grand Kartal Otel’de çıkan yağında 36’sı çocuk 78 kişi hayatını kaybetmişti. Geçtiğimiz hafta başlayan davada ortaya çıkan ifadelerde ve görüntü kayıtlarında gördük ki 2007 yılında yayınlanan ‘Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’ esaslarının hiçbirisi bu otelde uygulanmamış. Binada kullanılan malzemeler, oda ve kaçış kapıları taban döşemeleri, mutfak davlumbaz ve baca sistemi, yangın algılama ve söndürme sistemlerinin hemen hiçbiri çalışır durumda değil ya da hiç yokmuş.

KAMUOYU BASKISI OLUŞUNCA

Bu katliam halkta diğer otellerin durumu hakkında soru işaretleri doğurdu ve kamuoyu baskısı ile otellerde sınırlı da olsa bazı denetimler yapıldı ve birçok otelin mühürlendiğine ilişkin haberleri basına yansıdı. Ancak 1 Temmuz 2025 tarihinde resmi gazetede yayınlanan ‘Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ tek bir madde ile yayınlandı. Bu tek madde ise malzeme temini için işletmelere yıl sonuna kadar süre verilmesini içeriyor. Bu da uygun olmayan otellerin hizmete tekrar açılması ya da hiç mühürlenmemesi anlamına geliyor. Yayınlanmasının üzerinden 18 sene geçmiş bir yönetmeliğe uyum ile ilgili ek süre tanımanın malzeme temini ile ilgili olmadığı açıktır. Kaldı ki ülkemizde yangın tesisatları ile ilgili malzeme ve ekipmanlara ulaşmak için uzun sürelere ihtiyaç yoktur.

İNSAN HAYATI VURGUSU

Grand Kartal Otel yangınından bile buyana 6 ay geçmiştir ve bu 6 aylık süre bu eksiklerin giderilmesi için yeterliydi. Burada yapılanın tekrar açıkça bir sektör işveren grubunun çıkarlarının insanların hayatı pahasına korunmak istenmesidir. Bu öteleme 18 yıldır yeterli denetimi yapmayanların hesap vermek yerine bir süre daha yapmayacağız demesidir. Buradan sormak isterim; hangi gerekçe insanların toplu halde katledilmesi olasılığını kabul ederek faaliyet yürütmeye değer? Kültür ve Turizm Bakanı’nın turizm sektöründeki büyük şirketlerden birinin sahibi olmasının bu sürece etkisi ne olmuştur?”

Ergün Demir / Kocaeli Çınar